Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun kayboluşuna ilişkin yürütülen soruşturma, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in ifadesiyle yeni bir boyut kazandı. Soruşturmayı derinleştiren yetkililer, Doku dosyasındaki karanlık noktaları aydınlatmak amacıyla eski Vali Sonel’e toplam 78 kritik soru yöneltti. Ancak alınan yanıtlar, olayın çözüm bekleyen düğümlerine yeni bir tartışma boyutu eklediği ifade edildi.
Yöneltilen soruların merkezinde; kaybolma gecesine dair detaylar, yürütülen ilk arama çalışmaları, şüphelilerle olan iletişim trafiği ve soruşturma sürecindeki idari kararlar yer aldı. Özellikle Doku ailesinin ve avukatlarının uzun süredir dile getirdiği ihmal iddiaları ile dosyadaki çelişkili ifadeler, hazırlanan soru listesinin ana omurgasını oluşturdu. Müdahil avukatlar, bu soruların dosyanın seyrini değiştirecek nitelikte olduğunu belirtmişti.
Eski Vali’den “İftira” Savunması
Eski Vali Tuncay Sonel, kendisine yöneltilen 78 sorunun tamamına benzer mahiyette yanıtlar vererek iddiaları reddetti. Sonel, söz konusu soruları ve hakkındaki suçlamaları “iftira, kurgu ve itibar suikastı” olarak nitelendirdi. Soruların içeriğine dair teknik veya kronolojik detaylara girmek yerine, sürecin şahsını yıpratmaya yönelik bir kampanya olduğunu savunan Sonel, görev süresi boyunca hukuka uygun hareket ettiğini ifade etti.
Doku ailesi ve davanın takipçileri, verilen bu yanıtların adaletin tesisi noktasında yetersiz kaldığını belirterek tepki gösterdi. Gülistan Doku’nun akıbetine dair belirsizlik sürerken, eski bir mülki amirin verdiği bu yanıtların yargı süreci üzerindeki etkisi kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Dosyada henüz somut bir ilerleme kaydedilememiş olması, soruşturmanın geleceğine dair soru işaretlerini koruyor.
